Sarıgül Pamir'in Konuğu
2/10/2009

?Biz Ankara?ya AKP?nin elinden Türkiye?nin mührünü almaya gidiyoruz?diyor. Üzerine basa basa,?Genel başkanlık koltuğu zaman tüketme değil hizmet üretme yeridir?diye konuşuyor. Hiçbir siyasi eğilim arasında ayrımcılık yapmayacaklarına işaret eden Sarıgül şunları ekliyor:?Başı açık da başı kapalı da bizim kadınımızdır. Hiçbir ayrım yapmadan hepsini kucaklıyoruz.?
- Türkiye Değişim Hareketi?ni (TDH) kurdunuz. Hedef nedir?
MUSTAFA SARIGÜL -TDH, barıştan, özgürlükten, insan haklarından, emekten, varlıktan ve bereketten yana. TDH?nin tek amacı Türkiye?de sevgiyi ve bilgiyi paylaşmak için çalışmak. Biz bunun için yollardayız. TDH Türkiye?nin en demokratik bir siyasi hareketi olacak. TDH?nin kesinlikle?öteki?si olmayacak.
Doğulu vatandaşımız da Batılı vatandaşımız da, başı açık kadınımız da, başı kapalı kadınımız da bizim. TDH din, dil, ırk, kültür, mezhep farkı kesinlikle gözetmeyecektir. İnançlara saygılı, laikliği sonuna kadar savunacak, camilerimiz, kiliselerimiz ve sinagoglarımızla herkesin özgürce ibadet etmesi ve mutlu olması için elimizden geleni yapacağız. Bayrağımıza, toprağımıza, ulusal birliğimize bağlı herkes TDH içinde rahatlıkla yer alacaktır.
TDH?nin ana amacı sosyal demokrasi kaynaklı, sosyal demokrat anlayışımızdan ödün vermeden merkezde bir siyasi hareket olacaktır. Herkesi kucaklayacağız. TDH, inançların istismar edilmesine kesinlikle karşıdır. Çünkü inançlar Allah?a ulaşmanın yoludur. İktidara ulaşma yolu olarak kesinlikle kullanılmamalıdır.
Din siyasete alet edilemez
- Yani dinin siyasete alet edilmesine kesinlikle karşı çıkacaksınız...
- Kesinlikle öyle. İkinci bir nokta da şu: Ulu önderimizMustafa Kemal Atatürk?ün siyaset malzemesi olarak kullanılmasından dolayı çok üzülüyoruz. Biz en büyük Atatürkçüyüz. Çünkü en büyük Atatürkçü, ülkesine en fazla hizmet yapandır. Türkiye?yi Almanya?nın da, Fransa?nın da, İngiltere?nin de önüne taşıyandır.
TDH?de öncelikli olarak gençlerimiz ve kadınlarımız olacak. Gençlerimizin siyasete girmesini arzu ediyorum. Ben de gençlik kollarından geliyorum. Bu gençlerimiz parti okullarında eğitimlerini muhteşem şekilde alacaklar.Kadınlara çok önem vereceğiz. Kadınlar olmadan hiçbir şey olmaz. Kurucularımızın en az yüzde 40?ını kadınlar oluşturacak. İlçe merkezlerinde görev alacaklarda oran koyacağız.
- Ekonomik programınızda neler var?
- TDH?nin amacı Türkiye?de herkesin varlıklı olmasını sağlamak. Ama bu varlık alın teri ve ilkelilikle edinilmeli. İnsanlar varlık sahibi olduklarında şımarmasınlar, televole kültürüne kapılmasınlar.Son ekonomik krizden en çok etkilenen ülke Türkiye. Uzmanlar önümüzdeki aylarda bu krizin daha da büyüyeceğini söylüyor. Sadece 2009?un ilk üç ayında ekonomide yüzde 14?lük bir küçülme oldu. Ticaretteki küçülme yüzde 25. Esnaf her gün dükkânlarını kapatıyor. Ben bölgemi dolaşırken satılık, kiralık ya da devredilmek istenen dükkânların sayısı artmış.İşsizlik çok önemli.
İşsizliğin olduğu evlerde her gün mutsuzluk var demektir. Eskiden ilkokul mezunları işsizdi. Bugün üniversite mezunlarından bir işsiz ordusu var. Şu anda gençler arasındaki işsizlik oranı yüzde 25. Müthiş bir oran. Çok korkutucu. Bir de yurttaşlarımız işsizlik korkusuyla var olan işlerini kaybetme telaşı içindeler.
Gençlerde geleceğe yönelik çok büyük bir umutsuzluk görüyorum.
Ekonomi tepetakla
- Bu ekonomik daralmayı aşmak için ne gibi projeleriniz var?
- Bir kere vergiler mutlaka azaltılmalı.İnsanlar bu yüksek vergileri ödeyemiyorlar. Vergiler düştüğü zaman devlet daha çok vergi toplayacaktır. Halkın satın alma gücü arttırılmalı, tüketim mutlaka teşvik edilmelidir. Yıllar önce de ister bir simit, ister bir otomobil alın dedik. Çünkü fabrikada üretilen mal tezgâhta satılmıyorsa bir anlamı yoktur.
İnsanlar kriz yüzünden psikolojik olarak alışveriş etmekten korkuyor. Türkiye?de bu anlamda muazzam bir mutsuzluk var. Şu anda iç pazar canlandırılamıyor. Üretimdeki maliyetlerin mutlaka aşağı çekilmesi lazım. Gerekiyorsa devletin buna teşvik vermesi zorunludur. Ayrıca Avrupa ülkelerinde olduğu gibi devletin de yatırımlara biraz harcama yapması, elini taşın altına koyması gerekiyor.
Türkiye?de şu anda büyük bir bütçe açığı var. Bu yıl 60 milyar dolarlık bütçe açığı bekleniyor. Çünkü üretim yok; yeni işyerleri açılmıyor. Bu durum Türkiye için çok büyük bir tehlikedir. Bu Türkiye?yi daha da fakirleştirerek dışa bağımlı hale getiriyor. Hükümet yeni zamlar ve vergilerle bu tehlikeyi savuşturmaya çalışıyor. Ama bir yandan küçülen ekonomi ve artan işsizlik var. Bütçe açığı nedeniyle yeni zamlar ve vergiler geliyor. Böyle olunca da insanların morali bozuluyor.
- Sizce şu anda Türkiye?nin en önemli sorunu nedir?
- İşsizliktir. Türkiye?nin en önemli zenginliklerinden birisi olan genç nüfus işsizlik nedeniyle ne yazık ki şu anda bir stres patlamasıyla karşı karşıya. İşsizlik yoksulluğu da, mutsuzluğu da alabildiğine büyütüyor. Milyonlarca yoksul yaratılıyor. Bu yoksullar sosyal yardımlaşma fonlarıyla ayakta kalmaya çalışıyorlar. Halkımızın mutlaka aşa, işe ve üretime kavuşması lazım. Esas olan ekonomik durumu zayıf çocuklarımızı iş güç sahibi yapmak ve üretimi mutlaka arttırmaktır. Ekonomik programımızın temel hedefi işsizliğin mutlaka ortadan kaldırılmasıdır. Sıfır işsizlik ve sıfır açlık bizim temel ilkemiz olacaktır. Üretim ve yatırımları mutlaka arttırmamız lazım. Bugün sanayicilerimizin çok ciddi sorunlarının olduğu ortada.
Devlet elini taşın altına sokmalı
- Peki, bu nasıl olacak?
- Hükümet geçenlerde bir teşvik paketi hazırladı. Bunun çözüm olup olmayacağına baktığınız zaman orta ve uzun vadede yatırımlar teşvik ediliyor ama kanayan yaraya gerçek bir çare değil. Yeni yatırımlar elbette önemli. Ama bugün var olan sistemin çalışması daha da önemli. Bunun için önce morale ihtiyaç var. Enerji maliyetleri mutlaka aşağı çekilmeli. Türkiye?de elektrik fiyatları son derece pahalı.
İstihdamın korunması kaydıyla vergi mükellefi ve sigortalı yurttaşlarımıza mutlaka kolaylık getirilmeli. Yani sigorta primlerinin belli bir oranda düşürülmesi zorunlu. Ayrıca bir süre daha dış talep artmayacağına göre iç pazar mutlaka canlandırılmalıdır. Emeklilerimizin durumu çon vahim. Bunu çözmek zorundayız.
-Memur emeklilerine 40 lira, işçi emeklilerine 11 lira zam yapılmasını nasıl karşıladınız?
- Olacak şey değil. Bakın, Türkiye kaç yıldır kriz yaşıyor. Kriz olmaması için neler yapılması lazım? Biz buna çalışıyoruz. Bir kere yeni bir sanayileşme ve istihdam programı hazırlanmalıdır. Serbest girişimin, üretken ve yabancı sermaye yatırımlarının, istihdam yaratan özel sektör faaliyetlerinin önemini daha da arttırmamız, piyasa ekonomisini mutlaka canlandırmamız lazım. Ama en son kriz de gösterdi ki tek başına piyasa ve özel sektör sorunları çözemiyor. Devletin mutlaka destek vermesi gerekiyor.
- ABD?de devlet krizi çözmek için hemen devreye girip çözüm paketlerini yürürlüğe sokmadı mı?
- Dediğiniz gibi ABD?de devlet bu desteği özel firmalara verdi. Özel sektörün daha verimli olduğu alanlarda devlet sektörü mutlaka özel sektörle işbirliğine gitmelidir. Stratejik sektörlerimiz var. Devlet oralarda mutlaka önemli bir aktör olarak kalmalıdır.
Her şey özelleştirilirse olmaz.Bütün gelişmiş ülkeler bunu yapıyor. Kökten devletçilik ne kadar yanlışsa devletin piyasadan çekilmesi de o kadar yanlıştır. Bizim hedefimiz şu: Ekonomide de piyasada da bazı konulara ideolojik olarak yaklaşmamalıyız.
- Cumhuriyet Gazetesi - Leyla Tavşanoğlu'nun Söyleşisi -
- 02 Ağustos 2009
ŞİŞLİ Belediye Başkanı ve Türkiye Değişim Hareketi lideri Mustafa Sarıgül, özel uçakla geldiği Elazığ’da coşkuyla karşılandı. Sarıgül, ”Güneydoğulu yurttaşlarımız beklesin, Türkiye beklesin. Türkiye Değişim Hareketi, ulusal konuları siyaset malzemesi yapmayacaktır. Tüm parti liderlerini Ankara’da biraraya toplayacak ve Kürt sorununu mutlaka çözeceğiz“ dedi.
"Ankara’nın gündeminin başka, Güneydoğu’nun başka, Elazığ’ın, Diyarbakır’ın ve Sivas’ın, gündeminin başka olduğunu" söyleyen Sarıgül, “İktidar ve muhalefet, sorunlarımıza çözüm üretmek yerine Ankara’da, yapay gündemlerle günlerini gün ediyorlar” dedi.
Sarıgül, Türkiye Değişim Hareketi’nin bu nedenle yollarda olduğunu, sistemin aksayan yönlerini değiştirmek için ‘Bismillah’ diyerek başlayacaklarını, sevgi ve bilgiyi paylaşarak yola çıktıklarını belirtti. Türkiye nüfusunun yarısının genç ve kadınlardan oluştuğunu belirten Sarıgül, gençlerin olmadığı bir siyasi hareketin başarılı olamayacağına değindi. Toplumda yeni iktidar arayışı olduğuna dikkat çeken Sarıgül, “Yeni bir iktidar artık zorunlu olmuştur. Türkiye Değişim Hareketi’nin tek hedefi vardır. Bu hedef de Ankara’ya yürümek ve Ankara’dan inşallah iktidarı teslim almaktır.” diye konuştu.
Türkiye’de açılımdan bahsedenlere seslendiğini söyleyen Sarıgül, siyasileri Lazlar, Gürcüler, Çerkezler, Alevi ve Kürtler üzerinden siyaset yapmakla suçladı. Güneydoğu sorununu kendileri dışında kimsenin çözemeyeceğini iddia eden Sarıgül şöyle konuştu:
“Türkiye Değişim Hareketi, ulusal konuları siyaset malzemesi yapmayacaktır. Tüm parti liderlerini Ankara’da biraraya toplayacak ve Kürt sorununu mutlaka çözeceğiz. Güneydoğu sorunu işsizlik ve yoksulluktur. Bu sorunları çözdüğümüz zaman Güneydoğu sorununu da çözeriz. Biz misakı milli hudutları içindeki tüm yurttaşlarımızı kucaklayacağız. Lazlar, Gürcüler, Çerkezler, Aleviler ve Kürt yurttaşlarımızın hepsiyle el ele, kolkola olacağız. Ancak önemli konuları siyaset malzemesi yapmayacağız.”
Sarıgül'ün konuşmasında geçen "Biz misakı milli hudutları değerinde tüm yurttaşlarımızı kucaklamak için yollardayız" cümlesi yorumlara neden oldu. Bilindiği gibi, Misak-ı Milli sınırları ile bugünkü Türkiye sınırları farklı olup, Suriye'de Azez, Cerablus, Rakka ve Deyrizor (Fırat Vadisi); Irak'ta Sincar, Musul, Altınköprü, Erbil ve Süleymaniye; doğuda ise "Vilayet-i Selase (Kars, Artvin ve Batum)" ve Ahıska Misak-ı Milli sınırları içinde gösterilir.
(soL - Haber Merkezi)